Bursa boşanma terapisti

Bursa boşanma terapisti arayışında olan kişiler için Merve Kılıç Danışmanlık, boşanma düşüncesinin oluşturduğu duygusal yükün, eşler arasındaki iletişimin ve ayrılık sonrasında kurulacak yaşam düzeninin dikkatle ele alınabileceği bir danışmanlık ortamı sunar. Nilüfer’de gerçekleştirilen görüşmelerde amaç, çiftleri her koşulda bir arada tutmak ya da ayrılık kararına yönlendirmek değildir. Eşlerin yaşadıkları süreci daha açık görebilmesi, kararlarını yoğun öfkenin etkisi altında vermemesi ve varsa çocukların ihtiyaçlarını gözeten bir iletişim düzeni kurabilmesi hedeflenir.
Boşanma düşüncesi çoğu zaman tek bir tartışmanın ardından ortaya çıkmaz. Uzun süredir konuşulamayan kırgınlıklar, güven kaybı, duygusal uzaklaşma, ailelerin ilişkiye müdahalesi, maddi anlaşmazlıklar veya sorumlulukların eşit görülmeyen biçimde paylaşılması zaman içinde ilişkiyi zorlayabilir. Çiftler bir süre sonra aynı evde yaşamalarına rağmen birbirlerinden ayrı hayatlar sürdürdüklerini düşünebilir.
Bazı ilişkilerde eşlerden biri ayrılık konusunda kararını verdiğini söylerken diğeri hâlâ evliliği sürdürmek isteyebilir. Bazı çiftlerde ise iki taraf da kararsızdır. Bir gün ilişkinin devam edebileceği düşünülürken ertesi gün yaşanan yeni bir tartışma boşanma fikrini yeniden güçlendirebilir.
Bursa boşanma terapisti şeklinde yapılan aramalardaki destek ihtiyacı, Merve Kılıç Danışmanlık’ta boşanma ve ilişki danışmanlığı çerçevesinde ele alınır. Görüşmeler hukuki kararların yerine geçmez ve boşanmanın yasal sonuçları hakkında yönlendirme yapmaz. Sürecin odağında kişilerin duyguları, iletişimleri, karar verme biçimleri ve ayrılık durumunda ilişkilerini daha az yıpratıcı şekilde yeniden düzenleyebilmeleri bulunur.
Bursa boşanma terapisti desteği neyi kapsar?
Bursa boşanma terapisti desteği, yalnızca boşanma kararının verilmesinden sonraki dönemi kapsamaz. Ayrılık düşüncesinin ilk kez ortaya çıktığı, kararın henüz netleşmediği, eşlerin farklı beklentilere sahip olduğu veya hukuki süreç devam ederken iletişim sorunlarının sürdüğü dönemlerde de danışmanlık değerlendirilebilir.
Bir çift görüşmelere evliliğini yeniden değerlendirmek amacıyla başlayabilir. Başka bir çift ise boşanma kararını vermiş ancak çocuklar, aileler ve ortak sorumluluklar konusunda nasıl iletişim kuracağını bilemiyor olabilir. Bazı kişiler de eşleri görüşmeye katılmadığı için sürece tek başına başvurabilir.
Merve Kılıç Danışmanlık, her başvuruyu aynı hedef üzerinden yürütmez. Çiftin bulunduğu aşama, kararın ne kadar net olduğu, çocukların bulunup bulunmadığı ve tarafların görüşmelerden beklentileri öncelikle değerlendirilir.
Danışmanlık sürecinde evliliğin geçmişi kadar bugünkü iletişim düzeni de ele alınır. Eşlerin hangi konuşmalarda tıkandığı, birbirlerine hangi tepkileri verdiği ve ayrılık konusunu konuşurken neden aynı çatışmaya geri döndüğü incelenir.
Amaç, kişilere hazır bir karar vermek değildir. Her iki tarafın da kendi düşüncelerini, ihtiyaçlarını ve sınırlarını daha açık görebileceği bir çalışma alanı oluşturulur.
Boşanma düşüncesi nasıl oluşur?
Boşanma fikri bazı ilişkilerde ani bir olayın ardından ortaya çıkabilir. Ancak çoğu zaman kararın arkasında uzun bir birikim bulunur. Daha önce konuşulmuş fakat çözülememiş meseleler, verilen ancak tutulmayan sözler ve zaman içinde artan duygusal mesafe bu birikimin parçaları olabilir.
Kişi, eşine karşı duygularının tamamen bittiğini düşündüğü bir dönemde aslında uzun süredir karşılık bulmayan ihtiyaçlarının yorgunluğunu yaşıyor olabilir. Başka bir kişi ise ilişkinin sorunlu olduğunu kabul etse bile ortak geçmişi, çocukları veya kurulmuş yaşam düzenini bırakma düşüncesiyle yoğun kaygı yaşayabilir.
Boşanma kararının yalnızca “seviyor muyum, sevmiyor muyum?” sorusuna indirgenmesi bu nedenle yeterli olmayabilir. Güven, saygı, duygusal yakınlık, sorumluluk paylaşımı, kişisel sınırlar ve değişim isteği de değerlendirilmelidir.
Görüşmelerde kişinin geçmişte yaşadığı her olayın yeniden anlatılması zorunlu değildir. Ancak bugünkü kararın hangi deneyimlerin sonucunda oluştuğunu anlamak, daha bilinçli bir değerlendirme yapılmasına yardımcı olabilir.
Kararsızlık yaşamak normal midir?
Ayrılık düşüncesi bulunan bir kişinin zaman zaman kararından şüphe etmesi mümkündür. Birlikte geçirilen yıllar, paylaşılan anılar, çocuklar, maddi düzen ve çevrenin beklentileri karar sürecini karmaşıklaştırabilir.
Kişi bir tartışmanın ardından ayrılmak istediğinden emin olabilir. Daha sakin bir dönemde ise evliliğin sürdürülebileceğini düşünebilir. Bu değişkenlik, kişinin ne istediğini hiç bilmediği anlamına gelmez. Farklı duyguların aynı anda yaşandığını gösterebilir.
Kararsızlık döneminde çevreden gelen kesin ifadeler baskı oluşturabilir. “Hemen bitir”, “Çocuklar için devam et” veya “Her evlilikte bunlar olur” şeklindeki yorumlar, kişinin kendi deneyimini değerlendirmesini zorlaştırabilir.
Danışmanlık ortamında kişiye hazır bir cevap verilmez. Evlilikte neyin değişmesi gerektiği, tarafların bu değişime ne kadar açık olduğu ve mevcut düzenin sürdürülebilir olup olmadığı birlikte değerlendirilir.
Bursa boşanma terapisti ile ilk görüşme nasıl ilerler?
Bursa boşanma terapisti ile yapılan ilk görüşmede öncelikle başvurunun hangi aşamada olduğu anlaşılmaya çalışılır. Boşanma yalnızca bir düşünce mi, taraflardan biri kesin bir karar mı verdi, hukuki süreç başladı mı veya çift ayrılık sonrasında iletişim konusunda mı desteğe ihtiyaç duyuyor gibi sorular ele alınır.
Merve Kılıç Danışmanlık’ta eşlerin her birine kendi deneyimini anlatabileceği alan tanınır. Bir taraf için evliliğin temel sorunu ilgisizlik olabilirken diğer taraf sürekli eleştirildiğini düşünebilir. Aynı ilişkinin içinde bulunan bu farklı anlatımlar birbirini geçersiz kılmadan dinlenir.
İlk görüşme, geçmişte yapılan bütün hataların sıralandığı bir hesaplaşma değildir. Görüşmenin odağında bugünkü sorun, tarafların yaşadığı duygular ve süreçten beklentileri bulunur.
Eşlerin ayrılık kararına aynı noktadan bakması beklenmez. Bir taraf kararlı, diğeri umutlu olabilir. Bu farklılık görüşme düzeninin belirlenmesinde dikkate alınır.
İlk görüşmenin sonunda bütün sorunların çözülmesi amaçlanmaz. Öncelikle hangi konuların çalışılacağı, görüşmelere kimlerin katılacağı ve danışmanlık sürecinin nasıl ilerleyebileceği netleştirilir.
Görüşmelerde taraf tutulur mu?
Boşanma sürecindeki çiftler, görüşmeye katıldıklarında danışmanın kimin haklı olduğuna karar vereceğini düşünebilir. Oysa danışmanlık bir mahkeme değildir ve ilişkinin bütün sorumluluğunu tek bir kişiye yüklemek amacıyla yürütülmez.
Her iki tarafın davranışları ve bu davranışların ilişki üzerindeki etkisi değerlendirilir. Tarafsızlık, incitici veya zarar veren davranışların görmezden gelinmesi anlamına gelmez. Hakaret, aşağılama, tehdit, baskı veya sınır ihlali gibi tutumlar açık biçimde ele alınır.
Eşlerin olayları farklı anlatması mümkündür. Görüşmelerde her ayrıntının kimin hatırladığı biçimde gerçekleştiğini belirlemekten çok, yaşanan durumun kişilerde nasıl bir etki oluşturduğu üzerinde durulur.
Amaç, bir kişinin anlatımını diğerinden daha değerli görmek değil; çiftin içinde bulunduğu ilişki düzenini daha anlaşılır hâle getirmektir.
Evliliği sürdürmek için görüşmeye gelmek gerekir mi?
Boşanma danışmanlığına katılmak, evliliğin mutlaka devam ettirileceği anlamına gelmez. Aynı şekilde görüşmelere başlamak, ayrılığın kesinleştiğini de göstermez.
Bazı çiftler ilişkilerinde değişim ihtimalinin bulunup bulunmadığını anlamak ister. Güvenin yeniden kurulup kurulamayacağı, iletişimin değişip değişemeyeceği ve iki tarafın da sorumluluk almaya hazır olup olmadığı bu süreçte değerlendirilebilir.
Evliliği sürdürme ihtimali yalnızca sevginin devam etmesine bağlı değildir. Davranışlarda tutarlılık, güvenin yeniden kurulması, sınırların korunması ve tarafların değişim için gerçek bir çaba göstermesi de önemlidir.
Görüşmelerde “Mutlaka birlikte kalmalısınız” veya “Bu ilişki bitmeli” biçiminde karar verilmez. Çiftin kendi yaşamı hakkında daha gerçekçi ve bilinçli bir değerlendirme yapmasına eşlik edilir.
Ayrılık kararının netleşmesi
Bazı çiftlerde danışmanlık süreci sonunda ilişkinin devam ettirilmesi yönünde ortak bir karar oluşabilir. Bazı çiftlerde ise ayrılığın daha sağlıklı bir seçenek olduğu düşüncesi netleşebilir.
Kararın netleşmesi, bütün üzüntünün sona erdiği anlamına gelmez. Kişi boşanmak istediğinden emin olsa bile kayıp, hayal kırıklığı, korku ve suçluluk yaşayabilir. Ortak yaşamın sona ermesi yalnızca eş ilişkisinin değil, alışılmış günlük düzenin de değişmesi anlamına gelir.
Ayrılık kararının nasıl konuşulduğu, sürecin ilerleyen dönemini etkileyebilir. Yoğun suçlama, tehdit veya geçmişteki bütün sorunların tekrar gündeme getirilmesi, tarafların ortak konularda iletişim kurmasını zorlaştırabilir.
Danışmanlık görüşmeleri, kararın açık ve sınırları belirlenmiş bir dille ifade edilmesine yardımcı olabilir. Böylece çift, ayrılık kararını sürekli değişen mesajlar ve yeni çatışmalar içinde konuşmak yerine daha düzenli bir iletişim kurabilir.
Bursa boşanma terapisti ayrılık kararsızlığında ne sağlar?
Bursa boşanma terapisti arayışı, çoğu zaman kişinin kendi kararını bir başkasına verdirmek istemesinden değil, düşüncelerini daha açık değerlendirebileceği bir alana ihtiyaç duymasından kaynaklanır. Merve Kılıç Danışmanlık, kararsızlık yaşayan kişilerin duygularını, beklentilerini ve evliliğin bugünkü durumunu birlikte inceleyebileceği bir görüşme düzeni oluşturur.
Karar sürecinde yalnızca geçmişte yaşanan olumsuz olaylara değil, ilişkinin sürdürülebilir olup olmadığına da bakılır. Sorunların kabul edilip edilmediği, davranış değişikliği için karşılıklı istek bulunup bulunmadığı ve kişinin ilişkide kendisini nasıl hissettiği önemlidir.
Ayrılık korkusuyla evliliği sürdürmek ile ilişkiyi gerçekten devam ettirmek istemek birbirinden farklı olabilir. Benzer şekilde yoğun öfke anında boşanmak istemek ile uzun süredir düşünülen bir ayrılık kararı aynı biçimde değerlendirilmemelidir.
Danışmanlık, kararın bütün sorumluluğunu üstlenmez. Kişinin kendi ihtiyaçlarını ve sınırlarını daha açık biçimde anlamasına yardımcı olacak bir düşünme alanı sunar.
Çocuklar boşanma sürecinden nasıl etkilenir?
Çocukların boşanma sürecine vereceği tepki yaşlarına, aile içindeki iletişime ve ayrılık öncesinde yaşanan gerginliğin yoğunluğuna göre değişebilir. Bazı çocuklar üzüntülerini açıkça ifade ederken bazıları sessizleşebilir, daha fazla yakınlık arayabilir veya günlük davranışlarında değişiklik gösterebilir.
Çocukların ebeveynlerin bütün anlaşmazlık ayrıntılarını bilmesine gerek yoktur. Yaşlarına uygun, açık ve güven veren bir açıklama yapılması önemlidir.
Çocuk, boşanmanın kendi davranışlarından kaynaklandığını düşünebilir. Bu nedenle kararın yetişkinler tarafından alındığı ve çocuğun sorumlu olmadığı net biçimde anlatılmalıdır.
Ayrılık sonrasında anne ve babayla ilişkisinin nasıl devam edeceği, nerede yaşayacağı ve gündelik düzeninde nelerin değişeceği çocuk için önemli sorulardır. Belirsizlik arttıkça kaygı da artabilir.
Ebeveynlerin mümkün olduğunca tutarlı ve anlaşılır bilgi vermesi, çocuğun yeni düzene uyum sağlamasını destekleyebilir.
Boşanma kararı çocuğa nasıl anlatılır?
Boşanma kararının çocuğa açıklanması sırasında diğer ebeveyni suçlayan bir dil kullanılmamalıdır. Çocuğun taraf seçmeye zorlanması, iki ebeveyn arasındaki çatışmanın içine çekilmesine neden olabilir.
Mümkün olan koşullarda açıklamanın anne ve baba tarafından birlikte yapılması değerlendirilebilir. Ancak görüşme sırasında yeni bir tartışma çıkma ihtimali bulunuyorsa daha kontrollü bir planlama yapılmalıdır.
Çocuğa yaşına uygun olmayan ayrıntıların anlatılması, onun taşıyamayacağı bir duygusal yük oluşturabilir. Sadakat sorunları, maddi anlaşmazlıklar veya aile büyükleriyle yaşanan çatışmalar çocukla paylaşılmamalıdır.
Açıklama sırasında çocuğun sorularına cevap verilmeli ancak gerçekleşmeyecek sözler verilmemelidir. “Hiçbir şey değişmeyecek” demek yerine hangi alanların değişeceği ve hangi ilişkilerin devam edeceği açıkça ifade edilebilir.
Çocuğun verdiği ilk tepki, sürecin tamamındaki duygularını göstermeyebilir. Sorular zaman içinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle konunun bir kez anlatılıp tamamen kapanması beklenmemelidir.
Ortak ebeveynlik nasıl kurulur?
Boşanma, eş ilişkisinin sona ermesi anlamına gelebilir ancak çocuk bulunan ailelerde ebeveynlik ilişkisi farklı bir biçimde devam eder. Çocuğun sağlık, eğitim ve günlük yaşamıyla ilgili konularda iletişim kurulması gerekebilir.
Ortak ebeveynlik, eski eşlerin yakın arkadaş olması veya bütün konularda aynı düşünmesi anlamına gelmez. Çocuğun ihtiyaçları konusunda yeterli, saygılı ve öngörülebilir bir iletişim kurulması amaçlanır.
Eşler arasındaki geçmiş kırgınlıkların her çocuk konuşmasına taşınması, ebeveynlik iletişimini zorlaştırır. Okul programı hakkında başlayan bir görüşme kısa sürede evlilikte yaşanan eski bir tartışmaya dönüşebilir.
Görüşmelerde iletişimin hangi konularla sınırlı kalacağı, hangi kanaldan sürdürüleceği ve acil olmayan meselelerin ne zaman konuşulacağı belirlenebilir. Böylece tarafların sürekli çatışma içinde kalmadan ebeveynlik sorumluluklarını sürdürmesi desteklenir.
Çocuğu arada bırakmamak
Çocukların bir ebeveynden diğerine mesaj taşıması sağlıklı bir iletişim düzeni oluşturmaz. “Babana bunu söyle”, “Annene şunu sor” gibi ifadeler çocuğu yetişkinlerin ilişkisinin içine yerleştirebilir.
Çocuğun diğer ebeveynle geçirdiği zaman hakkında sorgulanması da baskı oluşturabilir. Çocuk, anlattığı her ayrıntının yeni bir tartışmaya dönüşeceğini düşünerek kendisini suçlu hissedebilir.
Diğer ebeveyn hakkında küçümseyici ifadeler kullanılması, çocuğun kendi kimliği ve aile bağları üzerinde de etkili olabilir. Çocuk anne ve babasının her ikisiyle ilişki kurma hakkına sahiptir.
Ebeveynler arasındaki hukuki veya kişisel anlaşmazlıklar yetişkinler arasında ele alınmalıdır. Çocuğun taraf tutması, haber getirmesi veya ebeveynlerden birini duygusal olarak desteklemesi beklenmemelidir.
Boşanma kararı yalnızca eşleri değil, iki tarafın ailelerini de etkileyebilir. Aile büyükleri kişiyi korumak isterken yoğun biçimde müdahil olabilir, taraflar arasındaki öfkeyi artıran yorumlar yapabilir veya kararın yönünü değiştirmeye çalışabilir.
Destek almak değerlidir ancak kararın sürekli farklı kişilerin görüşlerine göre şekillenmesi, kişinin kendi ihtiyaçlarını değerlendirmesini zorlaştırabilir. Aile üyelerinin baskısı nedeniyle ilişkiyi sürdürmek ya da ayrılığı hızlandırmak sağlıklı bir karar zemini oluşturmayabilir.
Çocukların bulunduğu durumlarda büyükanne ve büyükbabaların diğer ebeveyn hakkında olumsuz konuşmaması önemlidir. Çocuğun aile bağlarının yetişkinler arasındaki çatışmaya göre şekillendirilmemesi gerekir.
Danışmanlık görüşmelerinde ailelerden alınan desteğin sınırları ve hangi konuların çiftin özel alanında tutulacağı değerlendirilebilir.
Maddi konular ve ortak düzen
Boşanma düşüncesi ortaya çıktığında ekonomik konular da yoğun kaygı oluşturabilir. Ortak ev, gelir düzeni, günlük giderler ve çocukların ihtiyaçları tarafların gelecek planını etkiler.
Danışmanlık görüşmeleri hukuki ve mali paylaşım hakkında karar vermez. Bu alanlarda ilgili uzmanlardan bilgi alınması gerekir. Ancak maddi konuların eşler arasında nasıl konuşulduğu ve ekonomik kaygının iletişime nasıl yansıdığı ele alınabilir.
Bazı çiftlerde para, ayrılık sırasında kontrol veya baskı aracı hâline gelebilir. Harcamaların sürekli sorgulanması, ortak kaynaklara erişimin engellenmesi veya maddi belirsizliğin tehdit şeklinde kullanılması ilişkiyi daha zorlayıcı hâle getirebilir.
Görüşmelerde duygusal süreç ile hukuki ve mali sürecin birbirinden ayrılması desteklenir. Böylece her anlaşmazlığın aynı konuşmanın içine taşınmasının önüne geçilmesi amaçlanır.
Ayrılık sonrasında iletişim
Boşanma kararından sonra eski eşler arasında kurulacak iletişimin sınırları net değilse konuşmalar kolaylıkla yeniden çatışmaya dönüşebilir. Bir taraf yalnızca gerekli konularda iletişim kurmak isterken diğeri evlilikle ilgili açıklama beklemeye devam edebilir.
İletişim sıklığı, konuşulacak konular ve kullanılacak iletişim yöntemi açık biçimde belirlenebilir. Çocuğu olmayan çiftlerde iletişimin azaltılması veya sona erdirilmesi değerlendirilebilir. Ortak ebeveynlik bulunan durumlarda ise çocukla ilgili düzenli fakat sınırları belirli bir iletişim gerekebilir.
Mesajlara anında cevap verme beklentisi, gece saatlerinde süren tartışmalar veya sosyal medya üzerinden takip etme davranışları ayrılık sonrasındaki gerginliği sürdürebilir.
Kişisel sınırların netleşmesi, tarafların yeni yaşam düzenlerine geçebilmesine yardımcı olur. Bu sınırlar öfkeyle ceza vermek amacıyla değil, iletişimi daha öngörülebilir hâle getirmek için oluşturulmalıdır.
Yeni yaşam düzenine uyum
Ortak yaşamın sona ermesi, günlük alışkanlıkların yeniden kurulmasını gerektirir. Ev düzeni, sosyal çevre, ekonomik planlama ve çocuklarla geçirilen zaman değişebilir.
Kişi uzun süredir ilk kez yalnız yaşayacaksa gündelik kararları tek başına alma konusunda zorlanabilir. Bazı kişiler yoğun bir boşluk hissederken bazıları yeni düzeni oluşturma telaşıyla duygularını erteleyebilir.
Ayrılık sonrasında hemen iyi hissetme zorunluluğu yoktur. Rahatlama, üzüntü, özlem, öfke ve belirsizlik aynı dönemde yaşanabilir. Bu duygular birbirleriyle çelişkili görünse de ortak bir yaşamın sona ermesine verilen doğal tepkiler olabilir.
Danışmanlık süreci, kişinin yeni yaşam düzenini yalnızca fiziksel değişiklikler üzerinden değil, duygusal ihtiyaçları ve kişisel sınırlarıyla birlikte değerlendirmesine yardımcı olabilir.
Boşanmanın oluşturduğu kayıp duygusu
Boşanma kararını kişi kendisi vermiş olsa bile bir kayıp duygusu yaşayabilir. Yalnızca eş ilişkisi değil, geleceğe dair kurulan planlar, ortak kimlik ve alışılmış aile düzeni de değişir.
Kişi evliliğin sona ermesini kişisel bir başarısızlık gibi değerlendirebilir. Çevrenin yorumları, aile beklentileri ve sosyal karşılaştırmalar bu duyguyu güçlendirebilir.
Bir ilişkinin sona ermesi, yaşanan bütün yılların değersiz olduğu anlamına gelmez. İlişki içinde edinilen deneyimler, öğrenilen sınırlar ve kişinin kendisi hakkında fark ettiği noktalar gelecekteki yaşamını etkileyebilir.
Görüşmelerde geçmişi tamamen silmek veya zorla olumlu anlamlar yüklemek amaçlanmaz. Kişinin yaşadığı kaybı kabul edebilmesi ve yeni yaşamını kendi ihtiyaçları doğrultusunda kurabilmesi desteklenir.
Öfke ve suçluluk duygusu
Boşanma sürecinde öfke, kişiyi koruyan güçlü bir duygu olabilir. Haksızlığa uğrama, aldatılma, yalnız bırakılma veya yılların boşa geçtiği düşüncesi yoğun tepkiye yol açabilir.
Öfkenin varlığı sorun değildir; bu duyguyla nasıl hareket edildiği önemlidir. Çocukları diğer ebeveynden uzaklaştırmak, özel bilgileri paylaşmak veya sürekli hakaret etmek, süreci daha yıpratıcı hâle getirebilir.
Suçluluk da sık görülen duygulardan biridir. Kişi çocuklarının düzeninin değişmesinden, eşinin yaşayacağı üzüntüden veya ailesinin hayal kırıklığından kendisini sorumlu hissedebilir.
Danışmanlıkta sorumluluk ile kişinin kontrolü dışında kalan durumlar birbirinden ayrılmaya çalışılır. Yapılan davranışların sorumluluğunu almak önemlidir ancak ilişkinin bütün yükünü tek başına üstlenmek gerçekçi olmayabilir.
Tek kişinin görüşmeye katılması
Her iki eşin birlikte katılması, çift arasındaki iletişimin doğrudan değerlendirilmesine imkân verir. Bununla birlikte eşlerden biri görüşmeye gelmek istemeyebilir veya boşanma kararının ardından ortak çalışmaya kapalı olabilir.
Bu durumda başvuru yapan kişi bireysel danışmanlık görüşmeleriyle kendi duygularını, kararını ve iletişim sınırlarını değerlendirebilir. Diğer tarafın davranışını değiştirmek mümkün olmasa da kişinin kendi tepkilerini ve seçimlerini ele alması mümkündür.
Tek kişinin katıldığı görüşmeler, çiftin bütün hikâyesi hakkında kesin sonuçlara ulaşmak amacıyla yürütülmez. Başvuru yapan kişinin deneyimi ve ihtiyaçları üzerinde çalışılır.
Eşin katılması için baskı kurulması, görüşmelerin yeni bir çatışma konusu hâline gelmesine neden olabilir. Katılım gönüllü olmalı ve sürecin amacı açık biçimde anlatılmalıdır.
Güvenliğin öncelikli olduğu durumlar
Fiziksel şiddet, ciddi tehdit, takip, zorlayıcı kontrol veya kişinin güvenliğini etkileyen başka davranışların bulunduğu durumlarda öncelik ortak görüşme yapmak değil, güvenliğin sağlanmasıdır.
Kişinin görüşme sonrasında zarar görme ihtimali varsa veya eşinin yanında kendisini açıkça ifade edemiyorsa standart çift görüşmesi uygun olmayabilir. Bu koşullar başvuru sırasında açık biçimde paylaşılmalıdır.
Danışmanlık, acil güvenlik ve hukuki koruma hizmetlerinin yerine geçmez. Gerektiğinde kişinin bulunduğu yerde uygun resmî ve profesyonel destek kanallarına başvurması önemlidir.
Merve Kılıç Danışmanlık, görüşme düzenini belirlerken tarafların güvenliğini ve kendilerini özgürce ifade edip edemediğini dikkate alır.
Bursa boşanma terapisti seçerken nelere bakılmalı?
Bursa boşanma terapisti seçerken yalnızca merkezin konumu, görüşme saati veya çevreden duyulan tavsiyeler üzerinden karar verilmemelidir. Kişinin kendisini yargılanmadan ifade edebildiği, sürecin kapsamının açık biçimde anlatıldığı ve görüşmelerin ihtiyaçlara göre planlandığı bir danışmanlık ortamı önemlidir.
Danışmanın kişiye mutlaka boşanmasını veya evliliğini devam ettirmesini söylemesi beklenmemelidir. Sağlıklı bir süreç, kararın sorumluluğunu kişiden almadan düşüncelerini daha açık değerlendirmesine yardımcı olur.
Çocukların bulunduğu ailelerde yalnızca eşler arasındaki çatışmaya değil, ortak ebeveynlik düzenine de dikkat edilmelidir. Çocukların taraf hâline getirilmemesi ve yetişkinlere ait sorunların çocuklara taşınmaması önem taşır.
Görüşmelerin mahremiyeti, taraflara eşit söz alanı tanınması ve zarar veren davranışların göz ardı edilmemesi de değerlendirilmesi gereken konular arasındadır.
Merve Kılıç Danışmanlık yaklaşımı
Merve Kılıç Danışmanlık, boşanmayı yalnızca evliliğin hukuken sona ermesi şeklinde değerlendirmez. Karar öncesindeki belirsizlik, ayrılık konuşmalarının biçimi, çocuklarla kurulacak iletişim ve yeni yaşam düzenine uyum birlikte ele alınır.
Bursa boşanma terapisti desteği arayan kişiler, Nilüfer’de yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelerde kendi yaşadıkları süreci daha açık biçimde değerlendirebilir. Görüşmeler çiftin durumuna göre birlikte veya bireysel biçimde planlanabilir.
Her ilişkinin geçmişi ve ayrılık süreci farklıdır. Bu nedenle bütün çiftlere aynı konuşma planı uygulanmaz. Bazı başvurularda karar verme süreci öne çıkarken bazı başvurularda çocuklarla iletişim, ortak ebeveynlik veya ayrılık sonrasındaki sınırlar üzerinde durulur.
Merve Kılıç Danışmanlık’ın yaklaşımı, tarafları hızlı bir karara zorlamak yerine yaşanan durumu daha sakin ve anlaşılır bir çerçevede değerlendirmeye dayanır. Amaç, evliliğin mutlaka sürdürülmesi ya da sonlandırılması değil; kişilerin kendi yaşamları hakkında daha bilinçli kararlar alabilmesine eşlik etmektir.
İletişim
Boşanma düşüncesini nasıl değerlendireceğinizi bilemiyor, eşinizle ayrılık konusunu konuşmakta zorlanıyor veya çocuklarınızın bu süreçten daha az etkilenmesi için iletişiminizi yeniden düzenlemek istiyorsanız Merve Kılıç Danışmanlık ile görüşebilirsiniz.
Adres: Esentepe Mah. FSM Bulvarı, Bahar Sitesi C Blok, Kat: 2, Daire: 3, Nilüfer / Bursa, Türkiye
Telefon: 0224 246 16 36
WhatsApp: 0530 852 92 40
E-posta: iletisim@mervekilic.com.tr
Boşanma sürecindeki belirsizliği, kırgınlıkları ve ortak sorumlulukları tek başınıza taşımak yerine, yaşadığınız dönemi daha sakin bir iletişim içinde değerlendirmek için Merve Kılıç Danışmanlık’tan görüşme randevusu oluşturabilirsiniz.